top of page

ÜÇ FİLTRE

Alışkanlığımızı tekrarlamaya kendimizi mahkum hissetmemizin kökeninde, esasında güçleri sınırlı olan duygularımızı dürtü anında olduklarından çok daha güçlü hissetmemiz yatıyor.


Gereksizce, talihsizce, sonradan pişmanlık göstereceğimiz bir eylemi işte bu nedenle sürdürürken buluyoruz kendimizi.


Hatırlanacağı üzere, duygularımız üzerinde hakimiyet kuramayacağımızı savunmuştuk. Ama pekala onların farkına varır, güçlerinin sınırlı olduğunu aklımızda tutar ve onları izole edebiliriz. Yani, dürtü anında yapacağımız seçimde/alacağımız kararda, duygularımızın müdahil olmasına meydan vermeyebiliriz.


Duygularımızı yönetmekten ne anladığımıza gelirsek...

Onları kontrol edebilmeyi değil; yine onların farkında olabilmeyi, neden onlara maruz kaldığımızı anlamaya çalışmayı, kararlarımıza/seçimlerimize etki etmeye çalışacaklarını,

bizi bir ölçüde zorlayabileceklerini ama doğru yaklaşımla kısa bir süre içerisinde çözülmeleri için onlara yol verebilmeyi anlıyoruz.


Dürtü anında mümkün olduğunca duygularımızı işimize karıştırmamamız, onları izole edebilmemiz, davranışımızı duygularımızı dışarıda bırakarak, adeta dünyamızı başka birinin gözünden deneyimlercesine izlememiz akıllıca olacaktır.


İşte bu derslerde yapmakta olduklarımız bu amaca hizmet ediyor.


Tıpkı lezzetli bir kumpir hazırlamak için tercih ettiğimiz malzemeler gibi, davranışımızı keyifli yapan, en yüksek uyarılmayı elde etmemize imkan veren unsurları teker teker belirlemiştik.


Şimdi bu işi bir adım ileriye taşıyalım ve her malzemeyi üç farklı bakış açısıyla filtreyelim. Bunu yapıyor olmamızın sebebi biraz sonra anlayacağınız üzere bu filtrelerin her birinin, davranıştan aldığımız duygusal ve fiziksel tatmini önemli ölçüde etkiliyor olması.



Birinci filtremiz "sıradanlaşma"


Durabilmek uğruna kendisini baskılayan veya bir şekilde uygun şartlar oluşmadığı için davranıştan, kendisine uzun gelen bir süre boyunca sakınan birisinin, davranışa ilk döndüğü günkü çoşkulu halini canlandıralım zihnimizde.


Şimdi de bir haftadır zaten ölçüsüzce porno izlemekte olan birisinin bugün yine izlediğinde alabileceği azalmış hazzı.


Tıpkı işyerinin karşısındaki kumpirciden günlerdir tek tarifle aynı kumpiri yiyen birisinin durumuyla; çok hoşuna gitmesine rağmen, uzun zamandır uzak kalan birisinin kumpirine yeniden kavuşmasındaki hali gibi.


Sonuç olarak, sıradanlaşma ne kadar fazlaysa, ritüeli son dönemde ne kadar seyrek yineliyorsak, elde edeceğimiz uyarılma/keyif o ölçüde zayıf nitelikte olacaktır. Katılır mısınız?



İkinci etki filtremiz "süre."


Davranışımıza hazırlanırken ve davranış süresince geçirdiğimiz sürelerin uzunluğu aldığımız tatmin üzerinde oldukça belirleyici.

Ritüelin başlangıç noktasından itibaren bir "doyum" noktasına ulaşana dek geçen süre boyunca alacağımız keyif artarak sürüp gidecek.

Burada keyif kelimesini uyarılma (stimulasyon) olarak da anlayalım lütfen.

Saatlerce, doyum noktasına/bıkana dek izlemekle, şartlar uygun değil diye aşağı yukarı on dakikada işimizi görmek...

Bu ikisinden aldığımız keyif arasında elbette çarpıcı biçimde fark vardır, değil mi?



Son filtremiz ise: "Yoğunluk veya Şiddet"

Bugüne dek ritüelinde erotik fotoğraflara bakınan bir karakterin, şimdi pornografik unsurlara yönelmesi, bir süre bununla da yetinmeyip daha "ileri derece" pornografik malzemelere başvurması, ritüelin değişkenlik gösteren (artan) yoğunluğuna bir örnek olarak verilebilir.

 

Bir evvelki dersimizde davranışımıza lezzet katan malzemeleri tespit etmiştik. Her bir malzeme, diğerleriyle bir araya gelip, lezzetli bir tarif oluşturuyordu.

Burada ise malzemelerin çeşidinin değil ama onları kullanma şeklimizin elde ettiğimiz toplam keyif üzerindeki etkilerini konuştuk.

Tekrarlayalım, bu işe girişiyor olmamızın altında yatan motivasyon, davranışımızı duygularımızı dışarıda bırakarak bir mekanik içerisinde açık seçik görebilmemizi sağlayacak olması.

Şimdi konu filtreleri değiştirdiğimizde neler olduğuna bakalım:

Karakterimiz on beş yaşında bir delikanlı.

Son aylarda kendisini haddinden fazla heyecana boğan bir alışkanlık edinmişti.

Telefonundan iç çamaşırlı kadınların fotoğraflarına ulaşıyor, sonra kendisini tatmin ediyordu.

İlk başladığında fotoğraflara açmasıyla aşırı heyecanlanması ve mb yapması arasında sadece saniyeler oluyordu.

Bir dakika içerisinde müthiş bir şevk ile tatmin oluyordu.

Eğer bir gün uzak kalıyorsa, diğer gün mutlaka işini görüyordu.

Önce fotoğraflarla bakma süresi uzadı, artık bir dakika değil, on dakika ancak yetiyordu ona.

Daha sonra iç çamaşırlı fotoğraflardan sıkıldığını daha "ilginç" daha çıplak fotoğraflar için yanıp tutuşmaya başladığını fark etti.

Bir süre sonra önemli bir "yenilik" daha keşfetti.

Fotoğraflara bakarken hülyalara dalıyor, gördüğü kadınlarla beraber olduğu farklı fantaziler içerisine giriyordu.


Ritüeldeki Malzemeler


Görme

Dokunma

Orgazm

Başarı

Fantazi

Karakterimizin aldığı keyif, "sıradanlaşma" filtresi nedeniyle azaldıkça, keyfi devam ettirebilmek amacıyla önce "süre" filtresini arttırıyor. Daha sonra şiddet filtresiyle (daha açık fotoğraflara bakarak) düşen hazzı yeniden yükseltmeye kalkışıyor.

Bununla da kalmıyor, işin içerisine yeni bir malzeme (fantazi) ekleyerek lezzeti arttırıyor.

Tahmin edeceğiniz üzere karakterimiz gittikçe "sıradanlaşan" malzemelerin vereceği daha düşük hazzı dengelemek için ya diğer filtrelere oynamak (daha uzun süre izlemek, porno izlemeye başlamak- şiddeti arttırmak) ya da davranışına yeni malzemeler eklemek zorunda kalacak.


Ritüelimizin içeriğindeki malzemeleri tespit edip, onları filtrelerden de geçirebildiğimize göre artık elde ettiğimiz toplam uyarılmayı/tatmini/keyfi ölçebiliriz demektir.


 

Çalışma:

Sıradanlaşma, yoğunluk ve süre?


Sıradanlaşma filtresi nedeniyle davranışınızdan aldığınız hazzın aşama aşama azaldığını hissedebiliyor musunuz?


Ritüelden ritüle şiddet/yoğunluk unsurunun değiştiğinin fark ediyor musunuz?


Ritüelin süresinin azalıp artmasının aldığınız toplam haz üzerindeki etkisini anlayabiliyor musunuz?

47 görüntüleme

Comments


1/23
bottom of page