top of page

ACI YUMAĞI ve BAĞIMLILIK

Bu dersimizde Eckhart Tolle'nin "acı yumağı (pain body)" kavramından yararlanarak pornografi bağımlılığı hakkındaki kavrayışımızı geliştirebilmenin arayışındayız.


Kavramın yaratıcısına göre acı yumağı pek çoklarımızın içerisinde yaşayan, duygulardan oluşan adeta yarı bağımsız bir varlıktır. Belirli periyotlarla duygusal olumsuzluk arayan bizden ayrı bir ben gibidir.


Acı yumağı bir bakıma mutsuzluğa olan bir bağımlılıktır.


Geçmişte, yüzleşmekten kaçınılan ve birikmiş negatif duygulardan kaynaklanır ve daha fazla acı yaşayarak kendisini yenilemek ister.


Duygusal anlamda bize acı veren her tecrübe acı yumağının gıdasıdır.


Acı yumağı aktif olduğunda (pek çok zaman pasif haldedir/uykudadır) sahiplerine, kederlenmek, öfkelenmek, incinmek ve incitmek, korkmak ve kaygılanmak için kolayca sebepler "keşfetme imkanı bahşeder" ve sıklıkla kendilerini çatışmalı durumlarda bulmalarına yol açar.


Acı yumağı mağdurları başkalarının kendilerine sempatiyle bakmasını, sorunlarına ve hikayelerine ilgi göstermesini isterler.


"Lütfen bana var olduğumu ve önemsiz olmadığımı söyleyin!" der gibidirler.


Acı yumağına sahip insanlar nereye giderlerse gitsinler kendilerini kötü hissetmek, mutsuz olmak için bahaneler bulurlar. Düşman edinmek için kendilerini zorlarlar.

İçlerinde taşıdıkları acıların farkına varmayıp, tepkileri için insanları, olayları ve durumları suçlarlar.


Zira birey duygusal anlamda sefaletin pençesine bir kez kaptırmaya görsün kendisini, oradan ayrılmak istemez hatta başkalarını da o sefalete çekmek ister.


Acı yumağı tarafından ele geçirildiğinde birey adeta bir kurban gibi daha fazla acı çekmek ve/veya başkalarına acı çektirmeyi arzular.


Başka türlü söylersek, içerisindeki acı yumağını ve onun uyanışını fark edemediği ve onu izole edemediği müddetçe bireyler belirli periyotlarla kendilerine ve çevresindekilere "hayatı zehir edebilirler."


Acı çekmek ve kendilerini bir kurban gibi hissetmek isteyebilirler.


Acı yumağı kendisini tazelemek istediğinde görece olarak önemsiz konuları büyüterek kullanabilir. Kullanabilecek hiçbir şey bulamazsa düşüncelerden beslenme yolunu seçebilir.


Bu durumda düşünceler aniden korkunç bir vadiye sürüklenir. Kaygı ve öfkenin eşlik ettiği karanlık ve karamsar bir ruh hali ortaya çıkar.


Normal şartlarda düşüncelerimiz duyguları tetiklerken, acı yumağı harekete geçtiğinde olumsuz duygular süratle düşünceler üzerinde hakimiyet kurar, bilinç gölgelenir. Olumlu düşünebilmek güçleşir.


Geçmişiniz, geleceğiniz, diğer insanlar hatta hayal ürünü olaylar ile ilgili keder, öfke ve kaygı dolu, çarpık düşüncelere kapılırsınız.


Süratle kendinizi bu düşüncelerle özdeşleşirsiniz; onların devamını arzu eder "zevk içinde" acı çekmek istersiniz.


Bu durum birkaç saat de sürebilir, birkaç gün de. Yeterince beslenen acı yumağı bir sonraki uyanışa kadar dinlenmeye/uykuya çekilir.


Nesilden nesile aktarılabilen acı yumağı bazen de beslenebilmek için dramatik bir olay yaratmak isterken öncelikle en yakınlarınızı, en çok da aile fertlerini kışkırtır.


Şimdi özel konumuza gelelim.


Bir kısmımızın sahip olduğu acı yumağı uyandığında "karşı konulmaz" bir arzuyla acı çekmek için (ağır bedeller ödeyeceğini bile bile) bizleri pornografinin kucağına itebiliyor.


Geçmiş hikayemizde pornografi kullanımı sonrası maruz kalınan acılar yer tutuyorsa, bilinçsizce acı çekmeye susadığımız zamanlarda neler olup bittiği anlamadan kendimizi ekran başında bulabiliyoruz.


Bazen de pornografi kullanımı bireylerdeki (varsa) pasif acı yumağını harekete geçirebiliyor.


Acı yumağının pornografi ritüellerini tetiklemesinin önüne geçmenin ilk adımı bir acı yumağına sahip olduğunuzun farkına varmak.


Daha da önemlisi, ikinci adımda harekete geçtiğinde olumsuz duygu ve düşünce akımını anlamak ve izole edebilmek için tetikte olmak. Nitekim farkındalığımız acı yumağının kendisini besleyebilmesinin önüne geçebilir.


Pornografi bağımlılarının ekseriyetinin bir acı yumağı ile yüklü olduğunu, mutsuz bir benliğin yüküyle yaşadıklarını, zihinlerinin "zavallı bir mutsuz ben" türünde bir hikaye yarattığını düşünülebilir.


Bizi geçmişi tekrar tekrar yaşatan ve istenmeyen pornografi ritüellerimizi sürdürmemize neden olan şey acılarımızla kendimizi özdeşleştirmiş ve onların beraberinde taşıdığı olumsuz duyguların izole edememiş olmamızdır.


Acı yumağının varlığını sürdürmesi bizim bilinçsizce onunla yüzleşmemize bağlıdır. Diğer bir deyişle, acı yumağını yenmenin tek yolu ona karşı bilincin kılıcını kuşanmaktır.


Acı yumağımızı fark etmek ve kabullenmek onu karşı en büyük silahımızdır. Onu kabullenmek ise taşıdığı duygulardan kaçmamak, bir süreliğine de olsa onlarla yaşamaya rıza göstermektir.


Yapmamız gereken acımıza bağlılığımızı ve mutsuz olmaktan aldığımız garip zevki izole edebilmek, dışarıdan gözlemlemektir.


Konu hakkında detaylı okumalar için Eckhart Tolle'nin "Var Olmanın Gücü" ve "Şimdinin Gücü" isimli kitaplarına başvurulabilir.

12 görüntüleme

Comments


1/23
bottom of page