top of page

PORNOGRAFİ BAĞIMLILIĞINI ANLAMAK IV

Zihinsel yazılımın ne olduğunu ve vazgeçemediğimiz alışkanlığa ait dürtüleri kontrol edebilmemizde oynayacağı merkezi rolü kavrayabilmemiz kritik önemdedir.

Söylememize gerek var mı? Zihinsel yazılım, beynimizde gerçekleşen bağlantı mekanizmalarını daha net anlamamızı kolaylaştıran ve bize kavrayış kazandıran bir metafordan ibaret. Aynı zamanda, bağımlılığımıza aracılık eden mekanizmaları anlayabilmemiz için ihtiyaç duyduğumuz yardım elini uzatan, beynimizin algılarımızı, duygularımızı ve alışkanlıklarımızı neden ve nasıl şekillendirdiğine yönelik kolay anlaşılır, pratik bir yaklaşım arayışının sonucu ortaya çıkan hayali bir kavram.

Geçmişimizden aldığı irili ufaklı bilgi parçalarını bir araya getirerek içinde bulunduğumuz her an tahminlerde bulunan zihinsel yazılım hakkında şu saptamaları yapabiliriz:


Düşüncelerimiz, özellikle konsantre haldeyken zihnimizden geçenler zihinsel yazılımı üzerinde değişim meydana getiriyor.


Davranışlarımız, kararlarımız, seçimlerimiz, deneyimlerimiz yazılımı farklılaştırıyor.


Tüm bunlara ne ölçüde kesif duygular eşlik ediyorsa, yazılım o ölçüde derin, etkili ve kalıcı şekilde değişiyor. Kesif duyguların yokluğunda, yazılıma hatırı sayılır etki yapmak mümkün olmuyor.


Değişen yazılım, ancak ve ancak yine duyguların bağlandığı yeni düşünceler, yeni davranışlar ve yeni tecrübeler eşliğinde tekrar değişikliğe uğrayabiliyor.


Yazılım geçen zamanla bir miktar etkisini yitirebiliyor ama asla tamamen silinip yok olmuyor. Nitekim üzerine yazılmadığı takdirde, koşullar ne kadar değişirse değişsin, yıllar sonra bile etkili biçimde varlığını gözler önüne serebiliyor.


Yazılıma, düşünce, tavır, davranış emeği vermeksizin direkt olarak, kestirme yoldan, kolayca etki yapmak en ufak şekilde mümkün olmuyor.


Otomatiğe bağlanan davranışlarımız (ritüellerimiz), alışkanlıklarımız, olaylara tepkilerimiz, algılarımız ve duygularımız hep bu yazılım tarafından, çoğu zaman biz haberdar olmaksızın yönetiliyor.


Diğer bir deyişle, tepkilerimizin çoğunun refleks haline gelmesini yazılıma borçluyuz.


Bir ilkokul öğrencisi, her gün geçtiği sokakta birkaç köpek tarafından kovalanıp fena halde korktu. Güçlü bir duygusal şiddetin eşlik ettiği bu tecrübe ile oluşan yazılım, üzerinde yıllar geçse dahi tenha bir sokakta devreye giriyordu.

Gençliğinde sıklıkla kumar oynayan, kolay yoldan bolca kazanabilmenin ve risk almanın hazzını tadan karakterimizin bu alışkanlığına ait anıları nice zamandır solmuş olsa da arzusunun kalıntıları ara ara güçlü biçimde kendilerini hatırlatıyorlardı.


Babasının lüks arabası ile dolaşırken birkaç güzel kızın ilgili bakışlarına maruz kalan ve bundan keyif alan delikanlı her fırsatta babasından arabayı istiyordu.


İş yerindeki çekici bir kadını sık sık aklından geçiren, şehvetle hülyalara dalan karakterimiz, çok geçmeden bir saplantı haline getirdiği kadını aklından hiç çıkaramaz oldu.

Sobaya eli değen ve canı fena halde yanan küçük kız, bırakın artık sobaya yaklaşmayı, sobanın bulunduğu odaya bile girmiyordu


Erken gençlik döneminde hayat kadınlarına dadanmış ve işlediği haltlar kendisinde büyük heyacan uyandırmış karakterimiz, kendisini pek değerli, pek bir "erkek gibi" hissetmişti. Yazılıma öylesine derin işlendi ki, alışkanlığını birkaç yıl içerisinde terk etmiş olmasına rağmen, on yıllar sonra bile hoşuna giden kadınlar gördüğünde bütün o eski duyguları tekrar su yüzüne çıkıyor ve kadınlara kolayca beraber olabileceği cinsel objeler gözüyle bakmaktan kendisini alamıyordu.


Çocukluğunda anne sevgisinden yoksun kalmış, lise zamanlarında tutkulu biçimde aşık olup değer görmüştü. Hayatında ilk kez karşı cins tarafından sevilmenin çoşkusunu yaşamış, dünyanın en mutlu insanı gibi hissetmişti. Yazılımı ömrü boyunca değişmedi; torun sahibiydi ama halen karşısına çıkan her kadın tarafından sevilmeyi delicesine arzuluyordu.

Örnekleri sınırsızca çoğaltabiliriz.


Şimdi düşünüp kafa yoralım:

Onlarca, yüzlerce kez tekrarladığımız, kesif bir duygusal durumun eşlik ettiği, nihayetinde "büyük bir ödül" kazandığımız davranış (porno izleme), zihnimizde nasıl bir yazılım meydana getirmiş olabilir?


Elbette son derece güçlü, son derece etkili, hakim bir yazılım


Aktif müdaheleyle üzerine yazılmadığı takdirde asla kendi başına değişmeyecek, yok olmayacak bir yazılım.


Bunlardan da öte, bizi ritüeli yinelemeye kuvvetle motive eden, dürtülerimizle baş başa kaldığımızda tetikten fırlamışçasına içimizde bir duygu dalgası yaratan, irademizi adeta buharlaştıran bir yazılım.

İşin özüne gelirsek;


Bağımlılık asla bir kader değil. Bağımlılar asla lanetli insanlar değil.


Dürtü anında bizi çaresiz bırakan, gizemli, şeytani bir varlık hiç değil.


Bağımlılığımız olması gerektiği gibi, son derece anlaşılır ve doğal yollarla gelişip kalıcı hale geldi.


Şimdi gerekli techizatı kuşanarak yine olması gerektiği gibi, doğal yollarla onu güçsüzleştirmek, yok etmek; süreci tersine çevirmek bizim elimizde.


Gerçek şu ki, beynimiz adaptasyona son derece açık ve zihinsel yazılımı nasıl etkin biçimde değiştirebileceğimizi biliyoruz.


Tek başına bunları kavramamız dahi, mücadelimizde bir milat olup, bağımlılığımızın "büyüsünü" bozmaya başlıyor ve bizi dürtü anında bugüne dek olduğumuzdan çok daha güçlü kılabiliyor.


Bu tespitlerlerle beraber başka sorular can buluyor:


Neden porno izleme deneyimi benim zihnimde hep ayrı bir yere sahip oluyor da bir başkasının aklına bile gelmiyor?


Neden birimiz karşılaştığı her çekici kadına bakmaya koşullanıyor, bakmamayı tercih ettiğinde, isteğine karşı koyamıyor da; bir başkamız rahatlıkla (eğer yapmak istediği buysa) kafasını diğer tarafa çevirebiliyor?


Nasıl oluyor da bizim içimizde, kırk yıl düşünsek kumar oynama arzusu uyanmıyor da, bu arzu bir başkasının ensesinden ayrılmıyor? İnsanlar varını yoğunu kaybetme pahasına bu alışkanlığın peşini bırakamıyor.


Cevap şu cümlenin içerisinde:


Aylar/yıllar boyunca ısrarla tekrarladığımız ve kendisine olumlu duygular iliştirdiğimiz (ödülümüzü aldığımız) eylemlerimizin neticesinde ortaya çıkan, güçlenen, hakimiyet kazanan dip yazılım, baş etmekte zorlandığımız, karşı koyamadığımız (duygular) dürtüler yaratarak hayatımızı zindan ediyor.


 

Çalışma:


Pornografi bağımlılığın bizi adeta geçmişe mahkum eden bir mekanizma ile nasıl adım adım geliştiğini ve yine benzeri bir mekanizma ters yönde çalıştırarak ile nasıl yok edilebileceğini anladığınızı düşünüyor musunuz?


49 görüntüleme
1/23
bottom of page