top of page

PORNOGRAFİNİN GERÇEK YÜZÜ

Hiçbir bedel ödemeseydik.


Esareti altına girdiğimiz alışkanlık günlerimize "renk katmaya" devam ediyor olsaydı.


Esenliğimiz eriyip gitmiyor olsaydı.


Her bir ritüelde bir kez daha acımasızca incitilmiyor olsaydık.


Günden güne güçten düştüğümüzü hissetmiyor olsaydık.


Felaket kapımıza dayanmamış olsaydı.


Duygularımız bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynamıyor olsalardı.


Kendimizi kapana kısılmış gibi hissetmiyor olsaydık.


Hayatımızda bir yol ayrımınına ulaşmamış olsaydık.


Burnumuzdan kıl aldırmayacak, bir ömür boyu devam edecektik, öyle mi?


Bu işe hayranlık besleyerek bakmayı sürdürecektik


Keyifli, heyecan dolu anlarımız adına göz yumacaktık çirkinliğin dibine


Kurnazlığımızı sürdürüp bir an düşünüp taşınmayacaktık biz ne halt ediyoruz diye.


Vicdanımızın sesini dinleyip, şehvetimizden arınıp birkaç dakikalığına irdelemeyecektik pornografi dünyasını.


Bu insanlar kim?


Niçin buradalar?


Bu halde olmaya onları motive eden ne?


Sektörün köleleri, birilerinin yakınları, belki birilerinin anneleri...


Nasıl bir dram?

Hayati tespitimizi lafı uzatmadan hemen başta iletelim size:


Bu bağımlılıktan süratle ve kalıcı biçimde kurtulanlar, pornografiden her hücreleriyle nefret etmeye başlayanlar olacak.


Tersinden ifade etmemiz gerekirse:


Pornografiye aşık olmaktan kendini alamayan ama sırf bedel ödemekten, zarar görmekten korktuklarından kendilerini uzak durmak zorunda hissedenlerin, ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, acıları bir şekilde sürüp gidecek.


Pornografi kullananlara bir yandan gıpta etmeye devam ederken, kendi başlarını derde soktuklarını için ara vermek/durmak zorunda kaldıklarına, mahrumiyet yaşadıklarına inananlar...

Bocalayacak, kayda değer yol alamayacak, şansları yaver giderse geçici başarılarla yetinmek durumunda kalacaklar.


Sayılı günlerle kendilerini avutacaklar.



Eğer bu yolculuğa çıktıysanız, beylik tabirle, gemileri yakın.


İçtenlikle tiksinti duyun.

Ne şart altında olursa olsun bu çirkinliğe geri dönmemeye ant için.


Mecburiyetten değil, gönülden.


Davranışı sürdürmenin rezil sonuçlarından sakınmak, durabilmenin olumlu sonuçlarından menfaatlenmek gerekçesiyle değil...


Hesapsızca...


Pazarlıksız...


İşte başınızı beladan kurtarmak için ödemeniz gereken ilk bedel.


Ulaşacağınız bu olgunluk tüm iyileşme çabalarımızı tetikleyen katalizör olacak.


Uyuşturucumuzu halen kuvvetle arzuluyor olmak ondan nefret edebilmemizi engellemez.


İstiyor ve arzuluyor olmakla hoşlanmak pekala ayrışabilir


Bağımlılık mücadelesini, başarısız, belki mahvolmuş bir hayatın neticesinde yüzleşmek zorunda kalınan onur kırıcı bir ceza olarak görmekten ziyade, hayal ettiğimiz insana dönüşmeyi mümkün kılacak bir fırsat, sorumluluk alabildiğimiz için gurur duyacağımız bir sürece çevirebildiğimiz müddetçe önümüzdeki engellerin şaşırtıcı bir hızla kaybolup gittiklerine şahit olacağız.


 

Çalışma:


Heyecanımızı, şehvetimizi, tüm dalavereci duygularımızı kısa bir süreliğine de olsa yok saymaya çalışalım.

İmkanı olanlar porno endüstrisinin karanlık yüzünü, porno "yıldızlarının" trajik hayatlarına kısaca bir göz atıversinler.

Bir kez olsun ekranlarımızda belirenleri birer insan olarak görelim.

Bir zamanlar çocuk olan.

Bizler gibi düşleri olan.

Hepimizin gibi, daha "yaşanabilir", daha "katlanabilinir" bir hayat ümidiyle tuzaklarla dolu yollara sapan.

Kimseyi yargılayabilecek aşamada olmadığımızı hatırlayalım.



938 görüntüleme

Comments


1/23
bottom of page