top of page

KARARI ALMA

Dürtüyü hisseder hissetmez, ritüel başladı başlayacakken durup kısacık bir mola aldığımızda...


Seçeneklerimizi belirlediğimizde ve bu seçeneklerin olası sonuçlarını göz önünde bulundurduğumuzda...


Karar verme sürecinde kendimizi duygularımızın insafına bırakmayıp, onları mümkün olduğunca izole edebildiğimizde...


Değerlerimizle tam uyum içinde bir seçim yapma, karar alma noktasına ulaşmış oluyoruz.


Soğuk bir şubat akşamı, sıkış sıkış tramvayın içerisindeyim.

Bitik vaziyetteyim, tamamen uyuşmuş gibiyim.

Neden böylesine hasta olduğumu bilmiyorum.

Bir yıldır mezunum ama halen işsizim. Zavalı memur babamın üzerinde ağır bir yüküm.

Sınav sınav dolaşıyorum.

Bir uzman yardımcılığı, bir müfettiş yardımcılığı olur mu?

Yoksa bir memuriyet, öğretmenlik belki.

Ne olacaksa olsun, tek bir iddiam kalmadı hayatta, bıktım herşeyden.

Birisiyle evlenmek, çoluk sahibi olmak sanki erişilmez hayaller.

Yıllardır çalışıp duruyorum ama bir adım mesafe alamamış gibiyim.

Duygularımı hissetmez oldum, hissizleştim adeta..

Kendimi bilmez bir halde, ayakta güç taşıyorum bedenimi...

Ama o da ne, niye içimde sanki bir şeyler harekete geçti?

Ansısızın heyecanlanmamın, içime sevinç dolmasının sebebi nedir?

Ne diye bir çoşku patlaması yaşıyor gibiyim?

Düşüncelerim nasıl da tek bir şeye kayıp duruyor.

Evet ya, bu semtteki gece kulüplerine gelmiştim birkaç kez.

Bir keresinde otele götürdüğüm kadını nasıl hatırımdan çıkarabilirim!

Masalarda oturan birbirinden çekici genç kadınlar.

Gözlerimin içine içine bakarlarken nasıl de nefes kesici görünüyorlar.

İstediğim kadını seçebiliyor muyum gerçekten?

Kulüpten beraberce çıkıp, taksiyle otele giderken, zaman duracak gibi oluyor.

Odamıza doğru ilerlerken yaşadıklarımın gerçek olduğuna inanmakta zorlanıyorum.

Ertesi gün kendimi nasıl değerli, nasıl gerçek bir erkek gibi hissettiğimi de tarifte yetersiz kalırım.


Evet, kalbim bu yüzden hızla atıyor.

Benzer harikulade anları "son bir defa" yaşayabilme ümidiyle...

O gece kulubünün çok yakınından geçiyoruz. İlk durakta insem, yürüme mesafesi.

Param var mı? Babam daha geçen hafta göndermişti harçlığımı.

Ay sonuna kadar arkadaşlardan borç alırım, ölmem ya.

Bunu yapmak zorundayım, inanılmaz heyecanlandım.

Evet evet, yapmazsan, ölürüm. Buna ihtiyacım var.

İhtiyacım olan bir kerecik daha olsun kendimi kıymetli bir insan gibi, bir erkek gibi hissetmek.



Bugüne dek öğrendiklerimizin ışığında bakacak olursak, karakterimizin deneyimlediği dürtünün kökeninde yıkıcı bir davranış şablonunu geçmişte birkaç kez, üstelik hayli olumlu duygular bağlayarak tekrarlamasının bulunduğu saptamasını yapabiliriz.


İşte bu yüzden aynı şablonun yinelenme olasılığı belirdiğinde güçlü hissettiği dürtülerle boğuşmak durumunda kalıyor. Sonrasında yıkıcı sonuçlarla yüzleşmesi gerekebileceğinin idrak etse dahi bu idrak duyguların gölgesinde silikleşiyor.


Örneğimizde, karakterimizin tekniğimizi nasıl uyguladığını görelim.

Aynı gece külübüne yeniden gidebilme düşüncesiyle heyecanlandım.

Bir dakika! Bu sadece bir dürtü, geçici bir duygusal şiddet.

Soluğumun kesilmesinin nedeni, bu haltı geçmişte bir kaç kez keyifle, kendimi büyük ölçüde iyi hissederek yapmış olmam.

Duygularımın şantajına boyun eğmeyeceğim.(Keşke parmağımı şıklatarak istediğim zaman duygularımın rotasını tersine çevirebilseydim)

Kesinlikle seçim yapma hakkım var.

Seçeneklerim neler:

Tramvaydan iner ve klübe gidebilirim. Harika anlar geçirebilir, birkaç saatliğine tüm dertlerimi unutabilirim. Ama daha sonra bu davranışa daha da bağımlı olabilirim. İyi kalpli babamın zor bela gönderdiği harçlığı böyle bir işe kullandığımdan ömür boyu suçluluk duyabilirim.

Tramvaydan inmez, yoluma devam edersem, kendimi birkaç saatliğine çok mutlu hissetme fırsatını kaçırmış olacağım. Perişan hayatımı sürdürüyor olacağım.

Bağlandığım değerlerim kararsızlığımı silip süpürüyor.

Sıradan olanı, basit olanı seçiyorum; kılımı kıpırdatmıyorum, tramvaydan inmiyorum.

Doğru olanı yaptım.

Duygularım sağolsun, sanki devasa bir mahrumiyet yaşıyor, fevkalade bir fırsatı göz göre göre tepiyor gibiyim.

Evet, kendimi rezalet hissiyorum.

O zaman bu berbat anda ben de yaptığım seçimin olumlu sonuçlarını üzerinde durur kendimi onlarla iyi hissederim (züğürt tesellisi dedikleri bu olmalı)

Tabi ki kendimle gurur duyabilirim.

Hayatımda şu an sanki hiç bir ümit ışığı yok ama yine de birkaç saat sahte bir mutluluk hissedip sonradan büyük pişmanlık duyacağım bir işi yapmaktansa hiçbir şey yapmamış oldum.

Zaaf duyduğum bir eylemden kaçınarak da kendimi iyi hissedebileceğimi hayretle kendime itiraf ettim.


Karakterimiz büyümeyi seçti.


Dur denilmediği takdirde ritüelleşme yoluna girecek bir davranışa müsamaha göstermediği gibi, süreci tersine çevirdi. Yetmedi, verdiği kararın olumlu sonuçları üzerinde, iliştirdiği duygularlarla düşünce emeği vererek eylemini taçlandırdı.

Asıl önemlisi, dip yazılıma güçlü biçimde işlenen bu deneyim, bir kez daha aynı dürtüye maruz kalması durumunda, süreci yönetmesini, isabetli kararı almasını adım adım kolaylaştıracak. Karakterimiz tahminini aşan bir değişimi deneyimleyecek.


11 görüntüleme

Comments


1/23
bottom of page